Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Baskı ve katliamlarla süregelen asimilasyon projesini bilgi kirliliği ve kültürel yağma ve zihinsel iğdişle devam ettirme çalışmasından başkaca bir saçmalık değildir bu söylem. Ya da Alevice Uyanışı ve Öze dönüşü engelleme korkusu
Hani derler ya ‘Bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı çıkaramaz’ diye, işte bu da böyle bir soru. Sorunun kendisi baştan başa problemli. İlk Osmanlı derken ne kast ediliyor? İlk beyler ya da padişahlar mı? Ertuğrul mu? Osman mı? Orhan mı? Murat mı? Belli bir yer ya da bölge mi? Bilecik, Söğüt yada Bursa mı? İstanbul yada Edirne mi? yada hangi tarih ?
Resmi kuruluş tarihi 1299 mu, sonrası mı, daha öncesi mi? 600 küsur yıllık bir saltanatın hangi yılına kadar ki dönemi İlk Osmanlılar olarak kabul ediliyor? Hangi tarih aralığı belli değil.
Bir başka açıklanması gereken konu da şu; bu soruyu gündeme getirenlere baktım hiç biri sorunun neden önemli olduğunu, neyi hedeflediğini, neyi aydınlatmaya çalıştığını açıklamamış. Her sorunun bir hedefi amacı vardır ya da olmalıdır. Peki, bu soruyu neden soruyorlar? Bugün Aleviyim diyen kitleye Osmanlı sempatisi vermek mi isteniyor? Yoksa Cumhuriyetin Osmanlı devamı olduğunu düşündürülerek Aleviyim diyen kitlenin sisteme entegrasyon çabası mı diyelim. Ya da o dönemleri hatırlayarak ‘Aleviler Müslüman değildi ‘ şeklinde bir algı yönetimi mi sağlamaya çalışıyorlar.
Aslında Tarihçi Murat Bardakçı programında bu soruyu sorana -Osmanlı Budistti diye cevap vermiş iyi de yapmış, ama anlayan kim? O kadar ahmaklar ki, Muaviye zihniyetliler soruyor bir çok masum zihnide karıştırıyorlar, Bir amaçları da bu yani aptallaştırmak istiyorlar.
Hele birileri Yavuza kadar Aleviydiler! Mısırdan sünni din adamları geldi herkesi sünnileştirdi (aptalların anlattığı masala kendileri gibi aptal olanlardan inanan çıkar) diye bir ahmakça bir laf ederler ki inanılır gibi değil, Bu ahmaklara göre Yavuzdan öncekiler sünni değilmiş! Demek ki bilmiyorduk öğrendik Fatih Sultanlar, Yıldırım Bayezitler, Orhanlar hep Aleviymiş!
Selçuklunun-Osmanlının bin yıllık tarihinde ki yüzler defa yüz binlerce Alevi katliamını yok sayarak- biraz araştırsalar, Selçukluların sünni fıkıh uyguladıklarını, bunu Anadoluya yaymaya çalıştıklarını ve bu uğurda Deylem'den Suriye ve Mısıra yüz binlerce Ali taraftarını nasıl katlettiğini, Nil Nehrinin nasıl LAÇ DERESİNDEN BETER kan ve yanık koktuğunu ve bu mirası sonrasında devralan Osmanlının devam ettirdiğini görecekler.
Sultan Orhan cami yapıyor, medrese kuruyor, Fakıyı fıkıh bilginini atıyor, 2.Murat, Hacı bayram Fatih Sultan, Ali kuşçu ilişkileri neyi ifade ediyor acaba? Biraz derine inseler, Ortaçağ seyyahlarından İbni Batuta’nın (1304-1368) Anadolu’ya yaptığı ziyaret ile ilgili aktarımlarından Osmanlının ilk kuruluş yıllarında Anadolu’da nerelerde cami, tekke, medrese olduğunu nerelerde sünni mezheplerine göre namaz kılarak gezdiklerini, nerelerde Cuma namazı kıldıklarını, Kuran okuduklarını, Ramazan iftarı yaptıklarını, hangi hacı, hocalarla ve kadılarla tanıştıklarını öğrenirler.
Hatta Orhan dönemiyle ilgili şöyle çarpıcı bir aktarımı da bulunuyor; ‘Bursanın sultanının Orhan bey olduğunu osmancuk’un oğlu olduğunu, bu sultanın Türkmen hükümdarlarının mal ülke ve askerce en büyüğü olduğunu,100 e yakın kalesi olduğunu, devamlı kafirlerle savaştığını, babasının kabrinin şehir mescidinin kenarında olduğunu, burasının eskiden kilise olduğunu, kaydediyor.
En basitinden bir toplumun alevi olup olmadığına ilişkin isim-bilim çalışması dahi ufak bir kanaat bilgisi verebilir. Bu soruyu soran aklı evveller ilk osmanlı dedikleri yere bir baksınlar bakalım ALİ, HASAN, HÜSEYİN, HAYDAR, CAFER, TALİP, ALİ RIZA gibi Ehlibeytten isimler var mıymış? Mesela oğlunun adını ALİ koyan bir padişah var mı? Bir araştırsınlar.
Yani sözün özü; Atesitler, Bektaşiler, Kürt ve Türk ırkçılar ve MUAVİYE DOSTLARI bizim kuyulara sürekli taş atıp duruyorlar. Baskı ve katliamlarla süregelen asimilasyon projesini bilgi kirliliği ve kültürel yağma ve zihinsel iğdişle devam ettirme çalışmasından başkaca bir saçmalık değildir bu söylem. Ya da Alevice Uyanışı ve Öze dönüşü engelleme korkusu
Teoman Şahin